Ana içeriğe atla

2026 İlk Çeyrek Portföy Raporu: BIST Odaklı Yeni Bir Dönem

Uyarı: Bu yazı, 2026 ilk çeyrek içerisinde gerçekleşen gelişmeleri kapsamaktadır. Nisan 2026’nın ilk haftasında yaşanan gelişmeler ve haber akışları bu raporun kapsamı dışındadır. Burada yazılanlar yatırım tavsiyesi değil, kişisel notlarımdır.

Arkadaşlar merhaba,

Aralık ayında paylaştığım o ilk rapordan bu yana koca bir çeyreği (Ocak, Şubat, Mart) geride bıraktık. Piyasanın nabzını tutarken zamanın nasıl geçtiğini gerçekten anlamıyorum.

Bu 3 aylık süreçte masada çok şey değişti. Merkez bankalarının faiz kararları, bilançolar, savaş, piyasanın yeni dengeleri derken; ben de "Dinamik Denge" stratejimi ismine yakışır şekilde güncelledim. Sizi rakamlara boğmadan, doğrudan güncel grafiklerim üzerinden portföyümün yeni halini ve bu radikal kararları neden aldığımı anlatmak istiyorum.

Hadi gelin, benim kovalarımda son durum ne, birlikte bakalım.

1. Kaynak Dağılımı: Güvenli Limandan Açık Denizlere

Aralık ayındaki raporumu okuyanlar hatırlayacaktır; o zamanlar portföyümün %65'i Altın'daydı. Borsanın payı ise sadece %25'ti. Çünkü BIST açısından fırtınalı bir ortam vardı, ama savaşı saymazsak 2026'nın ilk çeyreği BIST'in daha çok prim yapacağı dönemi işaret ediyordu.

Fakat 2026'nın ilk çeyreğinde oyun planını değiştirdim:


🟢 BIST (Hisse Senedi): %54

🟡 Altın: %41

🔵 Dijital Varlıklar: %5

Peki neden altından çıkıp borsaya saldırdım?

Çünkü faiz indirim döngüsünün etkileri piyasada hissedilmeye başlandı ve Borsa İstanbul'da değerlemeler "kelepir" diyebileceğimiz noktalara geldi. Kendi kendime "Altın beni korur evet, ama enflasyonu ezip geçerek bana finansal özgürlüğü getirecek motor borsadır" dedim. Güvenlik kovamdaki altını arttırmaya bıraktım, nakit paramı agresif büyüme kovam olan BIST tarafına aktardım. Altın %41 ile hala benim emniyet kemerim ama direksiyonda artık Borsa var. Kripto tarafındaki %5'lik pay ise tamamen fırsat kollamak için tuttuğum bir can simidi.

2. BIST Dağılımı: Portföyün Yeni Şefi "Z30KP"

Borsadaki payımı %54'e çıkarınca, doğal olarak "Hangi hisseleri almalıyım?" sorusu büyüdü. İşte BIST portföyümün güncel hali:


Grafiğe baktığınızda o devasa kahverengi dilim dikkatinizi çekmiştir. Evet, BIST portföyümün %42'sini Z30KP (Ziraat Portföy Katılım Endeksi Fonu) oluşturuyor. Açıkçası ben aldıktan sonra fon güzel bir ilerleme kaydetti. Önümüzdeki ay büyük ihtimalle bu şekilde ilerlerse fona daha az nakit aktaracağım.

Neden Gidip Fon Aldım?

Beni takip edenler bilir, tek tek şirket bilançosu okumayı çok severim. Ancak portföy büyüdükçe 10-15 farklı hisseyi her gün takip etmek, haber akışını okumak, al-sat dengesini kurmak ciddi bir mesai ve stres haline gelmeye başladı. Ben de dedim ki; "Faizsiz yatırım prensibime (Katılım Endeksi) uygun bir fon bulayım, ana paramın yükünü profesyoneller yönetsin."

Z30KP fonu, tam olarak bu işi yapıyor. Benim yerime katılım endeksindeki sağlam şirketleri sepet yapıyor. Böylece riskimi dağıtmış ve kafamı inanılmaz derecede rahatlatmış oldum.

Amiral Gemilerim Hala Benimle:

Fonun haricinde, kendi güvendiğim ve hikayesini sevdiğim şirketleri özel olarak taşımaya devam ediyorum:

KTLEV (%17): Benim "Nakit Kalem". %18'den %17'ye düşmesi bir satıştan değil, portföyün büyümesinden kaynaklı. 17.8 Milyar TL nakdi olan bu şirkete inancım tam. Ama 3-4 ay önce AL diye bağırırken artık TUT diye bağırıyorum. Açıkçası hissenin uzun vadede gidebileceği yol kısıtlandı, artık alım yapmıyorum ama hedef fiyatıma gelene kadar tutmaya devam edeceğim. 

TUPRS (%9): Sanayinin Kocaoğlan'ı. %9'luk ağırlığıyla sanayi tarafındaki defansif gücüm. KTLEV gibi TUT düşüncesindeyim. Ama KTLEV'e göre daha fazla geleceği var, ufak ufak ekleme yapmaya devam edebilirim.

Uydu Hisselerim:

Geriye kalan kısmı ise daha dinamik, farklı sektörlerden seçtiğim şirketlere böldüm. Teknoloji tarafında ATATP (%6), sağlıkta MPARK (%6), katılım bankacılığında ALBRK (%6) ve çimentoda CIMSA (%5) portföye renk ve denge katıyor. Çeşitliliği sağlamak için NTGAZ, YUNSA ve LMKDC gibi şirketleri de %3'lük küçük ağırlıklarla oyunda tutuyorum. Açıkçası ATATP, ALBRK, MPARK ve NTGAZ için çok güzel hesaplamalarım var. Sizlere fırsat bulunca bu raporları da paylaşacağım.

3. Performans Değerlendirmesi: Piyasayı Yendik mi?

Gelelim işin en heyecanlı kısmına; karnemize. 2026’nın bu ilk üç ayı, stratejimin doğruluğunu rakamlarla ispatladığı bir dönem oldu. Tüm o bilanço okumalarımızın ve cesurca altından borsaya geçmemizin meyvelerini topladık.
İşte 2026 İlk Çeyrek (Q1) sonuçlarımız:

📊 2026 İlk Çeyrek Karnesi:

        Varlık / Endeks             Getiri (%)

🔵   Benim Portföyüm             %32.66

🟢   BIST 100                     %19.96

🟡   Gram Altın                     %10.68

📉   Enflasyon (Çeyreklik)     %9.74

💵   Dolar/TL                     %3.58

🇺🇸     S&P 500                     %-1.17

Sonuç Analizi: Neleri Başardık?

1. Enflasyonun Çok Üzerinde Bir "Reel Getiri": Bir yatırımcı için en büyük düşman enflasyondur. Çeyreklik enflasyonun %9.74 olduğu bir yerde %32.66 getiri sağlamak, sadece parayı korumak değil, alım gücünü muazzam bir şekilde artırmak demek. Paramız cebimizdeyken erimedi, aksine üzerine ciddi bir refah payı koydu.
2. Endekse Fark Atmak (BIST 100 vs. Faizsiz Rota): BIST 100 endeksi %19.96 ile harika bir çeyrek geçirdi. Ancak benim portföyüm endekse %12'dan fazla fark attı. İşte burada, portföyün %42'sini Z30KP (Katılım Fonu) ile profesyonellere emanet etmemin ve yanına KTLEV, TUPRS gibi "nakit kalesi" hisseleri eklememin karşılığını aldım. Endeks genel yükselirken, biz doğru seçilmiş şirketlerle daha hızlı koştuk.
3. Doğru Zamanda Doğru Kovada Olmak: Altın ve Dolar bu çeyrekte oldukça sakin, tabiri caizse "kaplumbağa" hızında kaldılar. Eğer yılın başında altındaki o %65'lik ağırlığımı korusaydım, şu an bu getirinin yarısına bile ulaşamazdım. Altın kovasını büyütmeyi durdurup, Borsa kovasını doldurma kararımız, performansımızın asıl anahtarı oldu.
4. Küresel Ayrışma: S&P 500 gibi devlerin eksi yazdığı bir dönemde, yerel piyasadaki fırsatları doğru okuyarak pozitif ayrıştık. Bu da bize "Pusula"mızın bizi doğru yönlendirdiğini gösteriyor.

Özetle:

İlk çeyrekte hem cebimizi koruduk hem de özgürlük hedefimize dev bir adım daha yaklaştık. Elbette borsa her zaman böyle güllük gülistanlık olmayacaktır; ancak sistemimiz bizi düşüşlerde korumak, yükselişlerde ise en ön safta yer almak üzere tasarlandı.

Gemimiz emin adımlarla rotasında ilerliyor. Nisan ayı raporunda görüşmek üzere!
Sağlıcakla ve bereketle kalın.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Finansal Geleceğimi Sağlama Almak: Servetimi 3 Kovaya Nasıl Ayırıyorum?

Arkadaşlar merhaba. Önceki yazılarımda "neden" yola çıktığımı ve "pusulamın" ne olduğunu konuşmuştuk. Şimdi ise işin mutfağına, yani "nasıl" kısmına geçiyoruz. Finansal piyasaları düşündüğümde, kendimi bazen fırtınalı bir denizde, dümeni olmayan bir teknede gibi hissederdim. Piyasa yükselirken her şey harika, herkes mutlu. Ama ilk dalgada, ilk düşüşte mide krampları başlardı. "Acaba her şeyi kaybedecek miyim?" korkusu... Sonra, bu işin aslında asırlık bir yönetim sanatı olduğunu keşfettim:  "Kova Stratejisi". Mantık çok basit ama etkisi muazzam: Tüm yumurtaları aynı sepete koymuyoruz. Parayı, farklı görevleri olan üç ayrı kovaya bölüyoruz. Ben de kendi 13 yıllık özgürlük planımda, portföyümü işte bu şekilde olacak şekilde yapılandırdım. Henüz tam olarak bu şekli almadı, ama sizlerle birlikte kısa zamanda bu duruma gelmesini planlıyorum. Hadi gelin, benim hedef kovalarımda neler var ve oranları nasıl belirledim, birlikte bakalı...

Finansal Okuryazarlık Notlarım: Sanayinin "Kocaoğlan"ı Tüpraş (TUPRS) Neden Radarımda?

Merhaba finans dostları, Borsa İstanbul denince akla gelen ilk kalelerden, sanayimizin tartışmasız devi, benim tabirimle "Kocaoğlan" Tüpraş'ı (TUPRS) masaya yatırıyoruz. 2025 yılı 3. çeyrek finansalları ve son KAP bildirimleri ışığında gördük ki; şirket sadece petrol işleyen bir rafineri değil, adeta nakit basan bir darphaneye dönüşmüş durumda. Gelin, Tüpraş'ın röntgenini "Nakit", "Değer" ve "Gelecek" başlıklarında birlikte çekelim. 1. Finansal Yapı: Nakit İçinde Yüzen Dev Bilançolarda en sevdiğim kalem "Net Borç"tur. Borçlu şirket faizle boğuşurken, nakit zengini şirket krizleri fırsata çevirir. Tüpraş'ın son bilançosunda gördüğüm rakam ise gerçekten etkileyici. Nakit Durumu: Net Borç: -74.4 Milyar TL (Finansal okuryazarlık notu: Net borcun eksi olması, şirketin borcundan daha fazla nakdi olduğu, yani Net Nakit pozisyonunda olduğu anlamına gelir.) Bir önceki çeyrekte bu rakam 48.9 Milyar TL idi. Kocaoğlan sadece 3 ayda n...

Pusulam Değerlerim, Hedefim Finansal Özgürlük: 13 Yıllık Bir Yolculuğun İlk Adımı

Arkadaşlar merhaba. Öncelikle bu yolculukta benimle birlikte olduğunuz için hepinize teşekkür ederim. Uzun zamandır zihnimde demlenen, "acaba yapsam mı" dediğim bir fikri sonunda hayata geçiriyorum. Evet, bir blog açtım. Baktığınızda internette buna benzer milyonlarca sayfa var. Peki, benimkini farklı kılan ne? Neden finansal özgürlük gibi artık her yerde konuşulan bir konuda ben de bir şeyler söyleme gereği duydum? Cevabı aslında çok net:  Kendi değerlerime uygun bir pusula bulamadığım için, kendi pusulamı kendim yapmaya karar verdim. Boşluğu Fark Etmek: Faizsiz Bir Özgürlük Mümkün mü? Aslında ben bu yola farkında olmadan çıkmışım. Ailemin beni yetiştirme tarzı, mentalitem hep finansal olarak kendimi güçlü kılmak üzerineydi. Podcast dinlemeyi çok seven biriyim, bir gün Midas’ın Finansal Özgürlük Kulübü Podcast’ini farkettiğimde, aslında konuşulanların benim isteklerim ve hareketlerime uyuştuğunu gördüm. O zaman anladım ki ben Finansal Özgür olmak istiyorum. Daha son...